Kategori: Derslik

post thumbnail

Hangi Peygamberin Kızısın?

Cemâleddîn-i Aksarâyî hazretleri anlatır:
Tâbiînden Hasan-ı Basrî hazretleri bir gün dergâhta otururken ihtiyar bir kadın gelir ve;
-Efendi hazretleri, benim bir kızım vardı öldü. Hasretine dayanamıyorum. Bana bir duâ öğret de rüyâmda görüp hasretimi gidereyim, der. Hasan-ı Basrî hazretleri gerekeni yaptıktan sonra kadın gider. Fakat kadın, ertesi gün gözleri kan çanağı gibi olduğu hâlde ağlayarak tekrar dergâha [...]

post thumbnail

Küçük Bir Çocuk ve Dua

Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip:
- Merhaba delikanlı!. dedi. Bu gün deniz çok harika değil mi?
Küçük çocuk, başını çevirmeden;
- Ama rüzgârlı, dedi. Topum denize düşünce sürükleyip [...]

post thumbnail

Namusa saldıran erkeğin cezası

Hüzeyl kabilesinden Medineli Hamele, devesine binmiş, kırda gidiyordu. İlerideki vahada koyunlarını otlatan Raşid’in kızı Es’ile’yi gördü.
Es’ile, koyunları sürerken rüzgâr yüzündeki örtüyü sıyırmış, onun sahip olduğu fıtrî güzelliği gören Hamele, fikrini bozmaya niyet etmişti.
Sürüye yaklaşınca devesini çökertip dizlerinden bağladı, yalnız bulunan Es’ile’ye seslendi:
– Es’ile, beni reddetme. Seninle beraber olalım.
Es’ile’nin cevabı makuldü:
– Buradan derhal uzaklaş. İyi niyet [...]

post thumbnail

Dua aynı dua, ama okuyan ağız…

Muhyiddîn-i Arabî (kuddise sırruh) hazretlerinden:
Fakirin biri, bir ağaç dibinde gölgelenmekte olan Hz. Ali (r.a.)’ye gelir, ihtiyaçlarını arz eder:
- Çoluk-çocuk sıkıntı içindeyim, ne olur bana biraz yardımda bulunun, der.
Hz. Ali (r.a.) hemen yerden bir avuç kum alır, üzerine okumaya başlar. Sonra da avucunu açar ki, kum tanecikleri altın külçeleri hâline gelmiş…
- Al, der fakire. İhtiyacını karşıla!
Fakirin [...]

post thumbnail

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beşincisi Harun Reşid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beğenir. Yaprağı, kokusu, görünüşüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.
Bahçıvan üzerine titremeye başlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak [...]

post thumbnail

Amr Bin As’ın Hidayeti

Amr b. As r.a. anlatıyor:
Hendek savaşından Mekke’ye döndüğümüzde, Kureyş’ten benim gibi düşünen bazı kimseleri bir araya getirdim. Onlar beni dinlerlerdi. Onlara:
- Biliyorsunuz, Muhammed gittikçe kuvvetleniyor, hem de korkunç bir şekilde güçlenmektedir. Ben bu konuda birşey düşünüyorum. Acaba siz ne dersiniz? diye sordum. ‘Görüşün nedir?’ dediler. Ben de:
- Beraberce gidelim Habeş Kralı Necaşi’ye sığınalım, onun yanında [...]

post thumbnail

Osmanlı âdap ve zekâsı…

Sultan Abdülhamid devri. Padişah Yıldız camiinde cuma selamlığında. Merasim bitince devlet ricali rütbelerine göre arabalarına binip ayrılıyorlar. Zamanın nezaket ve adabına riayetle ünlü ferik (tümgeneral) Hasan Paşa ile oğlu müşir (mareşal) Deli Fuat Paşa da yan yana araba bekliyorlar. Araba geliyor. Askeri rütbeye göre önce müşirin binmesi lazım. Fakat evlat [...]

post thumbnail

Su ile Çiçeğin aşkı…

ÇİÇEKLE SUYUN HİKÂYESİ

Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için. Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su’ya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan [...]

post thumbnail

Buzdan Kase İle Hoşaf İkramı

Meşhur Şeyhülislam Dürrîzâde Abdullah Molla, Sultan II. Mahmud zamanında zenginliği ile birlikte ikramının bolluğu ve kibarlığıyla şöhret bulmuştu.
Abdullah Molla’nın her tarafa yayılan bu şöhreti padişahın da Kulağına gitmiş. Sultan II. Mahmud,  Dürrizâde’nin kibarlığı hakanda söylenilenleri biraz abartılı bulmakla birlikte, işittiklerinin doğru olup olmadığı hakkında kesin bir kanaate ulaşmayı da [...]

post thumbnail

Hünerli Maymundan Ders

Wu ülkesinin hükümdarı nişancı adamlarını yanına alıp Maymun Dağı’nın bulunduğu adaya doğru yola çıkmış. Adada bulunan maymunlar sahilde beliren avcıları görür görmez telâşla kaçışmış, ağaçların tepelerine saklanmışlar.
Ama maymunlardan biri, nedense, bulunduğu yerde kalmış. Karaya çıkan avcıları umursamaz bir tavırla, önceden oturduğu ağacın dallarında sallanmaya, daldan dala sıçrayarak keyifli gösteriler [...]

Free WordPress Theme