Üç büyük imam ve kadıncağız

Üç büyük imam ve kadıncağızİmâm-ı Hasen ve imâm-ı Hüseyn ve Abdüllah bin Ca'fer (r.a.) Medîne-i münevvereye giderken, yolda erzâkları kalmadı. Sahrâda oldukları için, yiyecek birşey alacak yer de olmayıp, açlık ve susuzlukdan gâyet muzdarib oldular. Allahü teâlâya tevekkül etdik deyip, yoldan sapdılar. Birâz gitdikleri gibi, ovanın orta yerinde bir karaltı gördüler. Ona doğru sürüp, gitdiler. Bakdılar ki, bir kara çadır içinde, bir kadıncıkdan başka kimse yok. Kadıncağıza selâm

Fakir köse bir alim

Fakir köse bir alimEski elbiseli,  fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: - Buradan kalk. Haddini bil  burası senin yerin değil. Herkesmecliisn üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakarki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derk

Ey allahın peygamberi beni hindistana gönder

Ey allahın peygamberi beni hindistana gönderHz. Süleyman'ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman'la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s) benzi sararmış, korkudan titreyen adama sorar: - Hayrola ne var? Neden böyle korku içindesin?  Derdin nedir? Söyle bana... Adam telaş içinde: - Bu sabah karşıma Azrail (a.s) çıktı. Bana hışımla baktı ve hemen uzaklaştı. Anladım ki, benim canımı almaya kararlı..

Yarabbi azrail araya girdi

Yarabbi azrail araya girdiAzrail anını almaya geldiğinde Hz.İbrahim, canını kolay teslim etmez. Azrail'e: - Yürü git, Sultana arzet, halilinden can istemesin artık, der. Yüce Allah buyurur ki: "Eğer Halil'imsen haliline canını feda et! Halbuki sen canını vermemeye uğraşıyorsun. Başka  kim böyle dostundan canını esirger?" Yanında bulunanlardan biriside Hz.İbrahim'e -Ey alemin nuru, neden Azrail'e can vermiyorsun? Aşıklar bu yola canlarını koyarlar; sen ise bir canını esi

ALLAH C.C misafir edilirmi.?

ALLAH C.C misafir edilirmi.?Musa Aleyhisselâmın ümmeti: - Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina'ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu: - «Ya

ALLAH C.C misafir edilirmi.?

ALLAH C.C misafir edilirmi.?Musa Aleyhisselâmın ümmeti: - Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina'ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu: - «Ya

Anne hakkını helal et

Anne hakkını helal etHazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek: - Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi. Hazreti Peygamberimiz: - Kocan sağlığında

cennetten bir ev tapusu

cennetten bir ev tapusuMeşhur velilerden Habib-i Acemî k.s. zamanında, benzeri görülmemiş şöyle bir hadise yaşanmıştır: Horasanlı bir adam, evini onbin dirheme satarak, ailesiyle Basra'ya geldi. Oradan hacca gidecekti. Habib-i Acemî'yi buldu ve ondan şöyle bir istekte bulundu: - Ben eşimle hacca gidiyorum. Şu onbin dirhem parayı al da, Basra'da benim için uygun bir ev alıver. Horasanlı ve eşi Mekke'ye doğru yola koyuldu. O günlerde ise Basra'da müthiş bir kıtlık ve açlık başgö

  • Hayatussahabe

  • post thumbnail

    vakitsiz söz söylememek

    Birgün Hazret-i Ebû Bekr (r.a), hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin (s.a.v.) huzûr-ı şerîflerinde, se’âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o

    Oca 28, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    PEYGAMBERE BAĞLILIK BU OLSA GEREK

    Mekke’nin fethinden sonra İslâm’ı kabul edenler arasında Hz. Ebû Bekir’in babası Ebû Kuhâfe de bulunuyordu. Yaşı sekseni aşmış, âmâ bir kişi olan Ebû Kuhâfe, Hz. Peygamber’in huzurunda hidayete ermekte geç kalmışlığını telâfi edercesine aşkla kelimei şehadet getiriyordu. Bu esnada sevinmesi

    Kas 29, 2011 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • Derslik Kıssa

  • post thumbnail

    Hangi Peygamberin Kızısın?

    Cemâleddîn-i Aksarâyî hazretleri anlatır: Tâbiînden Hasan-ı Basrî hazretleri bir gün dergâhta otururken ihtiyar bir kadın gelir ve; -Efendi hazretleri, benim bir kızım vardı öldü. Hasretine dayanamıyorum. Bana bir duâ öğret de rüyâmda görüp hasretimi gidereyim, der. Hasan-ı Basrî hazretleri gerekeni yaptıktan sonra

    Eki 27, 2011 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Küçük Bir Çocuk ve Dua

    Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip: - Merhaba delikanlı!. dedi. Bu gün

    Eki 27, 2011 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • Hayatın İçinden

  • post thumbnail

    Bir Garip Ekmekçi

    Garip bir fırıncı vardı.Kendisine sahte parada verseler alır,paranın sahteliğini bildiği halde parayı verene söylemez ve istediği ekmeği verirdi.o un bu haline herkes şaşar ve bunu neden yaptığını anlamazdı.Nihayet ölüm vakti gelip çatınca,bu garip fırıncı ellerini yüce dergaha açtı ve yalvardı; EY

    Oca 28, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    “Kabil ile Habil”

    Vaktiyle, kardeş olan Kabil ve Habil isminde iki Adem oğlu, Allahü Teâlâ için birer kurban, ona manevî yakınlık sağlayacak birer nesne arz etmişlerdi. Kabil katı tabiatlı, Habil ise takva sahibi bir kimse idi. Herhangi bîr delil ile Habil’in kurbanının kabul

    Eki 30, 2011 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • Mesneviden Hikayeler

  • post thumbnail

    “Evim, Peygamber Hanesine Benzedi.”

    Hz. Mevlana, evlerinde yiyecek olarak hiçbir şey kalmadığını söyleyen hanımına tekrar tekrar sormuş: - “Gerçekten hiçbir şey kalmadı mı”? - “Evet”, demiş eşi. Hiç yiyeceğimiz kalmadı. O yoklukta tükenmez hazinelerin sahibini bulan Mevlana , ellerini kaldırıp: - “Allah’ım sana hamd-ü senalar olsun” diye şükretmiş. -

    Eki 25, 2011 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Davud-u Taî – Nafakası bitince eceli geldi

    Zamanın halifesi Harun Reşit, baş kadı Imam-ı Ebû Yusuf’la büyük velî Davud-u Taî Hazretlerini ziyarete gitmişti. Davud-u Taî Hazretlerinin evine varıp kapısını çaldılar. Kapıyı büyük velînin yaşlı annesi açtı. Harun Reşit ve Ebû Yusuf yaşlı kadına Davud’la görüşmek istediklerini söylediler.

    Nis 26, 2011 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • Genel

  • post thumbnail

    ALLAH C.C misafir edilirmi.?

    Musa Aleyhisselâmın ümmeti: - Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından

    Oca 30, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Hz.İdris (a.s)

    “EY MUHAMMED!.. KİTAB’ta İDRİS’E DAİR SÖYLEDİKLERİMİZİ DE AN… ÇÜNKÜ O, DOSDOĞRU BİR PEYGAMBERDİ. ONU YÜCE BİR YERE YÜKSELTTİK” Meryem; 56-57 İdris aleyhisselam, insanlığın ilk devirlerinde ve tufandan önce yaşamıştır. Hemen her toplum, onun en büyük hatırasını, yani; “ölmeden önce göğe çekilmesini” çeşitli efsanelerde yaşatmaktadır.

    Eki 30, 2011 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • Diğer Menkıbeler

  • post thumbnail

    Üç büyük imam ve kadıncağız

    İmâm-ı Hasen ve imâm-ı Hüseyn ve Abdüllah bin Ca’fer (r.a.) Medîne-i münevvereye giderken, yolda erzâkları kalmadı. Sahrâda oldukları için, yiyecek birşey alacak yer de olmayıp, açlık ve susuzlukdan gâyet muzdarib oldular. Allahü teâlâya tevekkül etdik deyip, yoldan sapdılar. Birâz gitdikleri gibi, ovanın orta yerinde bir karaltı gördüler. Ona doğru sürüp, gitdiler. Bakdılar ki, bir kara [...]

    Şub 01, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Fakir köse bir alim

    Eski elbiseli,  fakir ve köse bir alim, bir kadı’nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek:
    - Buradan kalk. Haddini bil  burası senin yerin değil. Herkesmecliisn üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, [...]

    Şub 01, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Ey allahın peygamberi beni hindistana gönder

    Hz. Süleyman’ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman’la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s) benzi sararmış, korkudan titreyen adama sorar:

    - Hayrola ne var? Neden böyle korku içindesin?  Derdin nedir? Söyle bana…

    Adam telaş içinde:

    - Bu sabah karşıma Azrail (a.s) çıktı. Bana hışımla baktı ve [...]

    Oca 30, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Yarabbi azrail araya girdi

    Azrail anını almaya geldiğinde Hz.İbrahim, canını kolay teslim etmez. Azrail’e:
    - Yürü git, Sultana arzet, halilinden can istemesin artık, der.

    Yüce Allah buyurur ki:

    “Eğer Halil’imsen haliline canını feda et! Halbuki sen canını vermemeye uğraşıyorsun. Başka  kim böyle dostundan canını esirger?”
    Yanında bulunanlardan biriside Hz.İbrahim’e

    -Ey alemin nuru, neden Azrail’e can vermiyorsun? Aşıklar bu yola canlarını koyarlar; sen ise bir [...]

    Oca 30, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Anne hakkını helal et

    Hazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah’ın huzuruna telaşla girerek:
    - Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak… Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.
    Hazreti Peygamberimiz:
    - Kocan sağlığında ne gibi [...]

    Oca 30, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    cennetten bir ev tapusu

    Meşhur velilerden Habib-i Acemî k.s. zamanında, benzeri görülmemiş şöyle bir hadise yaşanmıştır:
    Horasanlı bir adam, evini onbin dirheme satarak, ailesiyle Basra’ya geldi. Oradan hacca gidecekti. Habib-i Acemî’yi buldu ve ondan şöyle bir istekte bulundu:
    - Ben eşimle hacca gidiyorum. Şu onbin dirhem parayı al da, Basra’da benim için uygun bir ev alıver.
    Horasanlı ve eşi Mekke’ye doğru yola [...]

    Oca 30, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Hiç kimsenin görmediği yer

    Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin bir talebesi vardı. Bütün iyilik ve fazîletler onda mevcuttu. Sonradan gelmesine rağmen Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri onu pek ziyâde seviyor, diğer talebeler bu hâli çekemiyorlardı. Talebelerinin bu hâli Cüneyd-i Bağdâdî’ye mâlûm oldu. Talebelerinin eline birer kuş verdi ve;
    “Her biriniz bu kuşları kimsenin görmediği bir yerde boğazlayıp getirsin.” buyurdu.
    Hepsi de kendilerine verilen kuşları [...]

    Oca 29, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Ahmed Rufai Hazretleri ve tevazu

    Ahmed Rufai Hazretleri, bir gün talebelerine:

    - İçinizde kim bende bir ayıp görüyorsa bildirsin, dedi.

    Müritlerinden biri:

    - Efendim, sizde büyük bir ayıp var, diye cevap verdi.

    Ayıbını talebesine soracak kadar kendini aşmış bu mütavazi insan hiç kızmadı, talebesi böyle söylüyor diye üzülmedi, belki sadece ayıbından kurtulabilmek ümidiyle sordu:

    - Söyle dedi, kardeşim, o ayıbım nedir?

    Talebe gözleri dolu [...]

    Oca 29, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

  • post thumbnail

    Kibirle buraya geldin sultanım ama tevazu ile gidiyorsun dikkat et

    Hindistan Sultanı Mahmut Gaznevi, Delhi de, orduları ile giderken, bacası tüten bir kulübe görür, içeriye girer, bakar ki Ebul Hasen Harkani hazretleri, kitapları ve talebeleri ile ilgilenir, Sultana ilgi göstermez. Sultan ise, bu duruma çok öfkelenir; fakat belli etmeden der ki:
    - Hoca
    - Ne var?
    - Hocan Bayezid-i Bistami nasıl birisi idi?
    Ebul Hasen Harkani hazretleri, hocasının adını duyunca [...]

    Oca 29, 2012 | 0 Yorum | Yazıyı Görüntüle

WordPress Blog